Hastalıklar

KÖPEK HASTALIKLARI

Kuduz
Distemper, hepatit ve leptospirosis köpeklerde görülen ama insanlara bulaşmayan hastalıklardır. Oysa sonuncu hastalığın nadiren de olsa insanlara bulaştığı bilinmektedir. Bu nedenle insanlar kuduzla daha çok ilgilenmişlerdir. Kuduz, köpeklerin ve öteki memelerinin yanısıra insanlara da bulaşabilir. Kuduz ısırma yoluyla geçer, bu nedenle esas olarak savunma amacıyla ısırma alışkanlığı olan etoburları etkiler. Bununla birlikte kuduz virüsü kan yoluyla beyne ulaşır ve burada hücre bozukluğuna yol açar. Kuduz hastalığına hidrofobi (su korkusu) de denir, çünkü hastalık nedeniyle, başka şeylerin yanı sıra dilin felç olması hayvanın su içmesini imkansız hale getirir.

Pek çok ülkede köpeklerin kuduza karşı aşılanması zorunludur. Özellikle köpeğiniz eğer büyük kuduz taşıyıcıları olan tilkilerle dolu bölgelerde bulunuyorsa bu yükümlülüğü ihmal etmek kötü sonuçlara yol açabilir. Birleşik Devletler, İngiltere, İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde, kuduz hastalığı neredeyse tamamen önlenmiştir, bu nedenle başka ülkelerden gelen köpekler altı ay karantinada tutulur.

Ekinokokkosis ve Tüberküloz
Köpekten insana geçen bir başka hastalık ekinokokkosistir. Hastalığa yol açan Echinocossus denilen bir bağırsak kurdurur. Bu hastalık insanlara içilen suyla, kökeni belirsiz etlerden yapılan yemeklerle ve diyeti tam olarak denetlenmeyen bir köpeğin insanın yüzünü yalamasıyla bulaşır.

Köpekler tüberküloza da yakalanabilirler. Eğer köpeğin efendisi tüberkülozlu ise köpek havada uçuşan zerreciklerle veya besinlerle bu hastalığa yakalanabilir. Tüberküloz basili dondurulmuş ette dört ay, kaynatılmış ette bir ay, kuru besin maddelerinde üç ay, tuzlanmış ya da tütsülenmiş besin maddelerinde tereyağında bir ay ,90 derece santigratta bir dakika ve güneş ışığında saatlerce canlı kalabilir. Aynı bakteri söz konusu olduğu için köpekler de insanlar gibi streptomycin ile tedavi edilirler.

Köpek sahibi, ister yavru ister yetişkin olsun köpeği aşılatmanın yanı sıra, onu pire ve kenelerden uzak tutarak, hasta hayvanlarla temasını önleyerek, özellikle yaz aylarında temiz tutarak hijyen kurallarına titizlikle uymalıdır.

İlk Yardım
Köpeği distemper, hepatit ve leptospirosise yakalanmaktan korumak ve bu hastalıklardan ölmesini önlemek için zorunlu olan aşı, en uygun zamanda ve tarzda bir veteriner tarafından yapılmalıdır. Bunun yanı sıra köpek sahibinin hayvanı etkileyebilecek olan küçük rahatsızlıkları iyilşetirmek için gerekli olan ilk yardım hakkında bazı şeyleri bilmesinde fayda vardır.

Her şeyden önce acil durumlarda gerekli olabilecek her türlü malzemenin bulunduğu bir ilk yardım çantasının evde bulundurulması gereklidir. Bu kutuda bir streil plastik enjektör, alkol ya da peroksil gibi dezenfektanlar, antibiyotik tozu, absorbant ve tampon pamuğu, sargı bezi, bir makas, cımbız, bir pompalı şırınga, göz banyosu için gerekli malzeme, köpeğin kulaklarını temizlemek için pamuklu çubuk ve nihayet bir turnike (kanı durdurmak için kullanılan sıkı sargı) ve bir termometre bulundurulmalıdır.

Yüzeyde ya da derin yaralanmalar, hafif yırtılmalarda daima yaranın çevresindeki tüyler kesilmeli, yara akar suyla yıkanmalı, dezenfekte edilmeli ve sarılmalıdır. Yara büyükse bir veteriner tarafından dikilmesi gerekebilir. Ağır kan kaybı durumlarında yaranın üzerine turnike uygulanarak kanı durdurmak gerekir.

Yaralı köpek başına gelen olay nedeniyle ürkmüşse ısırabilir. Bu durumlarda köpek sahibi hayvanın ağzını uygun bir bağla bağlamalı ya da burunluk takmalıdır. Yaralı köpek mümkün olduğu kadar az hareket etmelidir ve bir veteriner tarafından muayene edilene kadar hiç bir şey yedirilmemeli ve içirilmemelidir.

İlaçlar ve Enfeksiyonlar
Bir köpeğin normal ısısı yaklaşık 38.5 derece santigrattır. Köpeğin ateşi normal bir rektal termometre ile ölçülebilir. Bu sırada, hareket etmesi önlenecek şekilde sıkıca tutulmalıdır.

Köpek sahibi köpeğine hangi ilaçları vereceğini ve adalesine nasıl iğne yapacağını bilmelidir. Sıvı ilaçlar, hayvanın başı sıkıca tutulurken bir kaşık ya da plastik şırınga ile ağzının kenarından içeriye akıtılır. Öte yandan bir kapsülün dilin arkasına doğru sıkıca yerleştirilmesi gerekir. Köpeğin bu şekilde verilen ilacı kabul etmemesi halinde, katı ilaç bir parça yiyeceğin içinde verilebilir. Her durumda köpeğin kapsülü tükürüp atmamasına dikkat edilmelidir.

Merhemin hayvanın derisine etkin biçimde nüfuz etmesini sağlamak için tüyleri önceden kesilmiş bölgelere masaj yapılarak yedirilmelidir. Köpeğin merhem sürülen bölgeyi yalamasına ve merhemi yutmasına engel olunmalı, yaranın bulunduğu yer sargı bezi ile kapatılmalı ve mümkünse yün bir çorapla korunmalıdır. Bu işlemler yapılırken köpeğe burunluk takmak gerekebilir.

Kaslara enjektörle ilaç vermek için en uygun bölge kalçanın genellikle tüysüz olan iç kısımlarıdır. Ancak bu işlem yapılırken köpeği yatar vaziyette tutmak gerekir. Enjeksiyon kalça kaslarına ya da deri altından göğüse de yapılabilir. İşlemden önce ve sonra hayvanın derisi daima dezenfekte edilmelidir. Enjeksiyondan sonra iğnenin girdiği yere hafifçe masaj yapmak ilacın özümlenmesini kolaylaştırır. Enjeksiyon için iki kişi gereklidir; biri köpeği tutar, öteki iğneyi yapar.

Zehirlenme Tehlikesi
Bir köpeğin hayatında çeşitli tehlikeler vardır. Bunlardan biri zehirlenmedir. Zehirler, sindirim, dolaşım ve sinir sistemininde büyük tahribata yol açar. Fare zehirinin yanı sıra, aşırı dozda ilaç, parazitler için kullanılan karışımlar, bitki zararlılarına karşı kullanılan ilaçlar, bozuk yiyecekler ve temizlikte kullanılan maddeler de zehirlenmeye neden olur. Bu liste doğal olarak hayvana kasten verilen çeşitli zehirleri de kapsar.

Köpek toksik bir madde aldıktan sonra kusma eğilimi gösterir. Kendiliğinden kusmazsa köpek sahibi iki çay kaşığı tuzu hayvanın dilinin gerisine yerleştirrerek ya da bir bardak suya üç ya da dört çorba kaşığı kömür tozu katıp zorla hayvanın boğazından akıtarak kusmasını sağlamalıdır. Bu uygulamadan hemen sonra veterinere gidilmelidir.

Av köpekleri yılanlar tarafından ısırılabilirler. Böyle bir olay köpeğin göstereceği tepkiyle fark edilir. Yılanın ısırdığı köpek yere oturup ısırılan yeri genellikle burnuyla ya da kol ve bacaklarıyla kaşıyarak adeta kazımaya çalışacaktır. Yara, derhal dezenfekte edilmeli, ancak köpeğe kısa süre içinde yılan ısırmalarına karşı serum enjekte edilmelidir. Bu serumu bir avcının daima yanında taşıması (kendisi için de) gereklidir. Mümkünse yılanın ısırdığı yeri deşerek kanın serbestçe akması sağlanmalı ve daha sonra turnike ile kan durdurulmalıdır.

İnsanlarda da Görülen Bir Hastalık
Köpeklerde sık görülen bir hastalık selim ya da habis tümördür. Erken teşhis önemlidir. Bu durumda cerrahi ya da radyolojik tedavi daha kolay olur. Tümörler, köpeklerde, kedilerde ve insanlarda daha çok görülür. Geviş getiren hayvanlarda ve atlarda az görülür. Diyetin bu konuda önemli bir rol oynaması mümkündür.

Köpekler insanlarda da görülen çeşitli metabolik hastalıklara da yakalanabilir: raşitizm, şeker, gut ve kemik hastalıkları gibi.

Dış Parazitlere Karşı Mücadele
Parazit bir başka organizmanın içinde ya da üzerinde yaşayan ve onu tahrip eden bir organizmadır. Köpekler genellikle iç ve dış parazitlerden etkilenirler. Köpekte görülen dış parazitler, pire, bit, kene ve uyuzdur. İç parazitlere ise genel bir terimle solucan denir.

Pire herkesin tanıdığı bir parazittir. Bunlar sıçrayan, sürekli yer değiştiren ve kan emen böceklerdir. Köpek piresi Pulex serraticeps adını taşır ve insanda köpekteki kadar uzun süre barınamaz. Bununla birlikte insan kanını beğenmezlik de etmez. Ancak insan bir başka pireyle, Pulex irritants ile daha yakından tanışır. Her pire beşyüz kadar yumurta bırakabilir ve aylarca beslenmeden yaşayabilir. Tek çözüm yolu hayvanı sık, başı dahil bütün vücuduyla yıkamak, veterinerin tavsiye ettiği, bütün böcekleri ve larvaları yok edecek bir pire tozuyla pudralamaktır. Bu dezenfekte yöntemi köpeğin bulunduğu yere her yere, kulübesine, halılara, mobilyalara ve diğer yerlere de uygulanmalıdır. Ağır vakalarda böcek ilacına başvurulabilir.

Kene köpekler arasında özellikle koyunlarla birlikte yaşadıkları kırsal yörelerde oldukça sık görülen bir parazittir. Kene gözle görülebilir. Küçük bir karpuz çekirdeği biçimindedir. Kanını emmek üzere hayvanın derisine tutunmak için küçük başının üzerindeki gagayı kullanır. Kene sıçramadığı, belirli bir yerde durduğu için çekip alınması kolaydır. Bunun için kenenin üzerine iki damla benzin ya da iyice tuzlanmış su damlatmak ve cımbızla yavaşça çekip almak gerekir. Bu işlem sırasında böceğin parçalanmamasına ve yumurta bırakmamasına dikkat edilmelidir. Çekilip alındıktan sonra kene hemen yakılmalı ya da benzin dolu bir kaba atılmalıdır.

Kulakları Tutan Parazitler
Köpeklere gelen dış parazitlerin en kötüsü, uyuza neden olan scabies (uyuz) kenesidir. Deri, kabarcıklar halinde kırmızı döküntülerle kaplanır. Hayvanın tüylerini traş etmek ve veterinerin tavsiye ettiği şekilde ilaçlı sularla yıkamak, merhemlemek gerekir. Bir başka tip kene köpeğin kulaklarını tutar. Bu demodectic kenedir. Köpek başını sallayarak, kaşınarak ve çeşitli yollarla halinden şikayet ederek tepki gösterir. Geri çevrilmesi mümkün olmayan kulak iltihabını önlemek için köpeği hemen veterinere götürmek gerekir.

Bu hayvan parazitlerinin yanı sıra bir de bitki parazitleri vardır ve hafife alınmaması gerekir. Bir tür mantar olan bu parazit hayvanın derisine saldırır ve bir tür ter salgılayarak deriyi tahrip eder. Etkilenen bölge traş edilmeli, sülfürlü sabunla yıkanmalıdır. Bu mantar kulak iltihabına neden olabilir. Bu nedenle bir veterinere danışılmalıdır.

Çeşitli Solucan Tipleri
Solucanlar köpeklerde en yaygın biçimde görülen iç parazitlerdir. Çeşitli solucan türleri vardır ve bunlar, bağırsak düğümlenmesine, bağırsak enfeksiyonlarına, organik bozulmaya ve zayıflamaya, bunların yanı sıra iştahsızlığa ( ya da bağırsak kurdu varsa doymak bilmez iştaha), kusma, mide bulantısı, epilepsi krizleri ve genel kaşıntıya neden olabilir. Tehlikelidir.

Solucanların varlığı hayvanın dışkısı incelenerek anlaşılabilir. Şüpheli durumlarda veteriner tarafından laboratuar incelemesi yapılmalıdır. Solucanlardan sakınmak için köpeğin öteki hayvanların dışkısıyla temas etmemesine, kirli su içmemesine, kirli ya da bozulmuş yiyecekler yememesine dikkat edilmelidir. Köpeğin besin ve su kapları her gün detarjanlı sıcak suyla yıkanmalıdır. Bütün bu önlemlere rağmen köpekte solucan olabilir. Pek çok köpek sahibi zaman zaman belirti göstersin ya da göstermesin köpeğinde solucan olabileceğinden kuşkulanır. Çok farklı solucan türleri vardır ve bu nedenle farklı her solucan türüne göre farklı solucan ilaçları kullanılır. Eski bir tıbbi deyiş vardır: balık oltasıyla kaplan avlanmaz. Aynı şekilde, hiç kimse sıradan önlemlerle tenyaları ortadan kaldıramaz. Uygun tedaviyi ancak veteriner gerçekleştirebilir.

YAYGIN PARAZİT TÜRLERİ

İÇ PARAZİTLER:
Bu parazitlerin çoğu beslenip çoğaldıkları köpek bağırsaklarında hayatlarını sürdürürler. Yerde bulunan parazitlerle bulaşmış bir hayvan dışkısındaki yumurtalar, onu koklayan veya üzerinde yürüyen köpeklere bir tehlike oluşturur. Tedavisinden sonra köpeğinizi dışkı bulunan yerlerden uzak tutunuz. Teşhisleri en iyi şekilde Veteriner Hekiminiz tarafından saptanabilir. Bu parazitlerin bulunup bulunmadığını saptamak için o sizden köpeğinizin dışkısından bir örnek getirmenizi isteyecektir.


KURTLAR: Yuvarlak kurtlar : Anneleri tarafından köpek yavrularına doğum öncesi (plazental yolla) veya anne bakımı sırasında bulaşabilir. Bu 5 cm. uzunluğunda ince, beyazımsı veya açık kahverengi parazit bazen bulaşmış olduğu köpeğin dışkısında da görülebilir. Bazen de kusarak bu paraziti çıkarabilirler. Yavru köpeklerde yaygındır ve onlara şişkin göbekli bir görünüm verebilir. Larvası köpeğin bedeninde dolaşır. Bir yuvarlak kurt enfeksiyonundan büyüme bozukluğu, ishal, kusma, dışkıda kan, su kaybı, ve bazen zattüre oluşabilir. Tedavinin tekrarlanması ve uzun süre devam edilmesi gerekir.

KANCALI KURTLAR :Barsak parazitleri arasında en tehlikeli olanlar arasındadır. Annelerinden köpek yavrularına doğum öncesi veya anne bakımı sırasında bulaşabilir .Kancalı kurtların belirtisi arasında bitkinlik, kansızlık, iştahsızlık, siyah ve kanlı dışkıdır.
Trişin: Bu parazit köpeğin sindirim sisteminin alt ucuna yerleşir ve kronik barsak iltihaplanmasına, dışkıda mukus, kilo kaybı ve ishale yol açar.

BARSAK ŞERİTLERİ (TENYALAR):Bu parazitlerden bazıları larva şeklindeyken köpeğin pireyi yuttuğu zaman ortaya çıkar. İştah kaybı, kansızlık,ishal v.b belirtilere neden olurlar. Bazı tenya türleri insan sağlığı açısından çok önemli riskler içermektedir. Düzenli olarak mutlaka iç parazitlere karşı tedavi ve koruyucu tedavilerini yaptırmayı ihmal etmeyiniz.

KALP KURDU: Bir sivri sineğin sokması ile bulaşır. Bu son derece tehlikeli parazit köpeğin kalbine yerleşir ve gerek kalp gerekse de akciğer hasarına , öksürük, durgunluk ve bitkinliğe yol açar Bu hastalık akciğerleri, akciğerlere kan taşıyan damarları ve kalbi etkilemektedir. Belirtiler çabuk yorulma, öksürük, kusma, kilo kaybı, solunum güçlüğü ve bazen ani ölümdür.
Sivrisinekler olmadan bu hastalık yayılamaz. Subtropikal iklimli bölgelerde hastalık çok sık görülmektedir. Ancak göl, nehir ve deniz kenarlarında sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde hastalık yine yoğun olarak görülmektedir. Köpeklerle karşılaştırıldığında kediler bu hastalığa karşı daha dirençlidir. Ancak enfekte olduklarında bu hastalık kedilerde daha şiddetli seyretmektedir.
Kalp kurdundan koruma çok basittir. Koruyucu ilaçlar sivrisinekler tarafından bulaştırılan larvaları öldürür. Birçok durumda aylık olarak kullanılan tabletler etkili bir koruma sağlamaktadır.

Kalp kurtların bulunup bulunmadığını saptamak için bir kan muayenesi yapılır Kalp kurdunun tedavisi zordur, ancak ona karşı önlem almak kolaydır. Bu konuyla ilgili Veteriner Hekiminizin belirleyeceği koruyucu programı onunla görüşünüz .Bir Veteriner Hekimin denetimi dışında hiç bir zaman bir köpeğe kalp kurdu tedavisi uygulamayınız. Detaylı bilgi için Friends Veteriner Poliklinliğini ararsanız size yardımcı olabiliriz.

DIŞ PARAZİTLER :Dış parazitler pireler, bitler, ve kenelerdir. Köpeğinizin derisinde yaşayan bu böcekler onu sadece rahatsız etmekle kalmaz aynı zamanda çeşitli hastalıklar bulaştırır ve iritasyonlarına bağlı değişik alerjik hastalıklara neden olurlar. Bazıları insanlara da hastalıklar bulaştırır.Bu yüzden onların varlığını dikkatli bir şekilde izlemekte fayda vardır.

PİRELER :Eğer köpeğinizde pire varsa büyük olasılıkla sizin bundan haberiniz vardır. Genelde onları görmek kolaydır. Pireler köpeğin kanını emerek beslenirler . Kaşıntıya ,alerjilere ve yutulduklarında barsak şeritlerini bulaştırırlar. Rutin pirelere karşı mücadele etmek en etkin yöntemdir. Yaşadığınız bölgeye göre,pire mevsimi birçok ay sürebilir. Pirelerin yumurtaları köpek üzerinde açılmaz bulunduğu ortamda uygun koşullarda açılır ve larval gelişimini tamamladıktan sonra köpeğe veya ortamdaki diğer hayvan ve insanlara geçer. Onun için sizin hem hayvanınızı hem de çevrenizi(hayvanın bulunduğu yeri ) ilaçlamanız gerekir. Her 1-2 haftada onun yatağını yıkayınız. Halıları ve aralıkları iyice makineden geçiriniz.(sonra kir torbasını atınız) Ve hayvanınıza Veteriner Hekiminizin önerdiği pire tozu, sprey, veya sıvı ilacı kullanınız.

KENELER: Kenelerin birçok çeşiti vardır iyi ki pireler kadar yaygın değiller. Bir kenenin ısırması hayvanlara birtakım kan parazitlerini bulaştırabilir. İnsanlarda da lyme dizisse neden olurlar. Köpeğinizin derisinde bir kene gördüğünüz zaman mümkün olduğu kadar onu kafasına yakın bir yerden bir cımbız ile sıkıştırarak onu çıkarabilirsiniz. Enfeksiyonu engellemek için ısırdığı yere alkol veya oksijen dökünüz. Eğer yüksek oranda kenelerin bulunduğu bir bölgede yaşıyorsanız Veteriner Hekiminizden hem köpek hem de çevrenizdeki diğer kenelerle nasıl mücadele edileceğini öğrenebilirsiniz.

UYUZ: Uyuzun birçok çeşiti vardır en çok yaygın olanları sarkoptes ve demodeks uyuzudur. Uyuz böcekleri hayvanın derisi içinde ve üstünde tüy folüküllerinde yaşarlar ve çıplak gözle görülmezler. Sarkoptesler derinin altında tünel şeklinde girintilerde yumurtlarlar. Şiddetli kaşıntıya , derinin kalınlaşmasına,tüylerin dökülmesine ve kabuklanmasına neden olur .Sarkoptes İnsanlara da son derece bulaşıcıdır.
Demodeks uyuz böceği tüy foliküllerinde yaşar .Vücudun genelinde özellikle çıplak yerlerinde koltuk altında deri lezyonlarına neden olur. Her iki tip uyuz böceği çabuk yayılabilir ve tedavisi zor olabilir. Tedavi için Veteriner Hekiminizin önerilerini dinleyiniz.